Yalan mı Gerçek mi

Usanmadım, iteledim elmayı, ta cennetin ortasından kovuldum
Su sanmadım derininden deryayı, bir katrenin su tasından boğuldum

Yalan bildim, yalanladım dünyayı, inancıma güvendim de kasıldım
Umuyorken takdirname almayı, Gazetelere pür manşetten basıldım

Hayra yorsam şu gördüğüm rüyayı, gece bütün, bense fasıl fasıldım
Bekler iken sunulacak meyvayı, hakaretten yargılandım asıldım

“Adem bile yeğlemedi hurmayı, gerçek varken hayalini kurmayı
Sen Ademden üstün müsün ey insan, savunursun inadında durmayı

Bre cahil; dokuz derken onunu, görmedin mi Galile’nin sonunu
Çağ atlıyor çağdaş denen inançlar, göz önünde sergiliyor fonunu

Belli ki sen hiç suyundan içmedin, yollarını yol bilip de geçmedin
Bunca yıldır çıplak mıydın be sersem, doğmamışa don deyip de biçmedin
 
Bu deveyi bu inatla güdersen, yiyeceksin kırk topuzu başından
Rüya mıdır, riya mıdır anlarsın, akrabalar otlayınca aşından”

Kan-ter bastı, nöbet sarstı, uyandım, baştan sona başka renge boyandım
Gerçeklerim veremezken hesabım, yalanların gerçeğine dayandım.