İNSANLIK MI EŞEKLİK Mİ -II-

Hani,o malum yokusta,insanlari tanimaya baslamanin yüküyle acilar içinde kivranan cahil esegimiz vardi ya.Sirtindaki yüklere zarar gelmesin diye bedeni acilarinin artmasina aldirmadan yüz üstü uzanarak ve yine de tüm esekligiyle yükleri korumaya devam ediyormus.
Bu kadar agir yükün altinda ezilen kemikleri de çatlayip bir esegin dayanma gücünün sinirlarini zorlamanin birazdan kendisini yok edecegi hususunda bizim cahilimizi uyarmis.Oysa ki cahil,hala emaneti korumanin faziletini esek inadiyla savunuyor, insanca davranisini sürdürmekte israr ediyormus.Doga kanunlarina karsi koyamamak ne insan isidir ne de esek isi.Yaratilmisligin kendisidir.
Bizim cahilimiz de kemiklerinin çatirdama sesini kulak denen organiyla duyana kadar karsi koymayi sürdürmüs.Öyle bir an gelmis ki 'Ne insanlik,ne de eseklik,belli ki bu dünyada yasamanin tek yolu postu kurtarmak' Demis.Hemen yan tarafina dönerek tüm yükünü atmis sirtindan.Kemiklerini kirilmaktan kurtarmis ama acilarini kurtaramamis,.
Acilar daha da devam etmis yükselmeye,yükseldikçe de esekçe duygulari beraberinde sürüklemis.Bu güne kadar esekligin felsefesini hiç bilmedigini,esekligini yasamasi gerekirken insanlara özenerek insanca yasadigini fark etmis.Yükün agirligini hissettiginde,daha yolun basindayken yana yatmasi ve yükün kendisini ezmesinden kurtulmasi gerektigini ögrenmis.Baskalarinin emanetini hayati bahasina korumak gibi insanca bir duygunun neredeyse kendini esekliginden edecegini anlamis.
Günün kalan saatlerini düsünerek doldurmaya baslamis . Bilge Esegin de tesadüfen bu yoldan geçmesini beklemiyormus,belki de istemiyormus artik. Nereden çikmis bu Bilge Esek, hem bilgenin kendisine ne faydasi olmus ki gerçekleri ögretmekten baska.Insanlari tanimadan ne güzel yasayip gidiyormus esekligini ,esekçe.
Daha dogrusu esekligini bile yasayamadan insanca.Belki insanlar dönmedigimi görünce bana ne oldugunu merak edip de beni ararlar diye düsünmüs ve de akabinde gülmeye baslamis,Bilge Esegin kendisine "Dostum,insanlar seni merak ettikleri için degil,kendi yüklerini merak ettikleri için arayacaklardir " Dedigini duyar gibi olmus."Su insanlari tanimadan dünyadan gitmek isteyip istemedigimden de emin degilim artik,Tanisam insanlara,tanimasam eseklere yazik oluyor "diye düsünmüs."Acaba bu yokustaki günüm ömrümün son günü mü, hiç sanmiyorum,insanlar kendi yüklerinin selameti ugrunda beni de kurtaracaklardir "düsünceleri pes pese siralanmis o esek beyninde.

Bu arada köylüler de pazara gitmek üzere yola çikan ancak hala dönmeyen eseklerini pek merak etmisler,içlerinden birilerini seçerek "Gidin,bakin su esege ne oldu,o kadar yükümüz vardi tasinacak,yük tasimak kadar basit bir isi beceremedi mi bu hayvan,biz senelerce tasidik onun tasidigi yükü,belki de esekligi tutup kalmistir bir yerde,ya da atmistir sirtindan,el elin yükünü nasil tasir biliriz elbet, insan isini becermek kolay degil,hele de bir esek tarafindan,inadi tuttu mu vay halimize"Yüklerini merak edip koyulmuslar esegi aramaya.
Bir de ne görsünler?Yükü sirtindan atmis,hem de yanina yatmis.Esek Arayici Köylüler, saskinliklarini,kizginliklarini ve de acima duygularini dile getirmeye baslamislar."Yüklerimiz ne hale gelmis böyle,bir yokusu tirmanamadin,bari yan yatacagina yüz üstü yatsaydin da yüklerimize zarar gelmeseydi,simdi bu yükler kaç para eder,kime satilir,kim alir, haydi arkadaslar tutun esegin ucundan,havaya kaldiralim da yüklerimiz kurtulsun"demisler ve yana yatan yüklerini kurtarmislar.Daha ise yaramayacagina karar verdikleri eseklerini de yokusta kendi kaderiyle bas basa birakmislar..
Eskiden olsaydi "Esegimiz elden gidiyor,ne eseklik ettik de kaldiramayacagi yükü vurduk sirtina,vah,vah,haydi tedavisini yaptiralim,,dinlendirelim de kendine gelsin" Demelerini beklerdim Insanlarin.
Bunun gibi daha neler neler.
Doktorlarini hastalanmaz,hukukçularini aldanmaz sanirdim, ne esekçe düsünceler tasirdim.Bir gün insanlari bu yokusta taniyacagimi düsünemezdim bile,önceden tanidigimi sanirdim onlari.
Hep eseklerin düsünemediklerini,düsünmekten yoksun olduklarini,düsünmeden yasadiklarini ve de insanlarin bizlerden çok üstün olduklarini...
Esekçe düsünceler bunlar ama yine de düsünüyorum iste.Düsünmek insanlara mahsus bir özelliktir degil mi?.Onlara özeniyor,düsüncelerimi gelistirmeye çalisiyorum,tabii ki esekligimin el verdigi ölçüde.
Ister istemez geliyor arkasi düsüncelerimin,Bunca icat varken yük tasitmak için neden aralarinda yasatiyorlar ki bizi,isteseler bir çirpida tüketirler neslimizi,bunu yapmaya yeterli güçleri var,sevmediklerini de aralarinda yasatmiyorlar zaten,seviyorlar desem,neden kaldiramayacagimiz onca yükü sirtimiza vuruyorlar?
Birbirlerini suçladiklarinda gösterecekleri örnek bir mahluk bulunsun diye mi yoksa"Su insanlarla bir anlasma yapsak,kendimizi anlatsak onlara.Iste dahiyane bir fikir.Fakat aramizda dil meselesi var,nasil anlasacagiz onlarla.
Insanlar çok yetenekli dil hususunda,bizim dilimizi ögrenmeleri öyle yillarini almiyor,çabucak ögreniveriyorlar,büyümeyi bile beklemeden ama bizim insanca ögrenebilmemiz, insanlik tarihi kadar uzun sürer.
Derdimizi anlatmanin bir yolu olmali onlara" diye düsünürken bizim Bilge Esek inmis tepeden,

--Oooo..Esek Kardes,hala buralarda misin,beni gördügüne sevinmedin mi
--Dertleseceksek belki ama yeni bir sey ögreteceksen hayir.Seni tanimadan önce insanlari da tanimiyordum,ne mutlu bir sekilde yasayip gidiyordum iste,ya simdi?
-- Simdi düsünebiliyorsun degil mi?
--Evet ama sana tesekkür edecegimi sanma,keske hiç karsilasmasaydik diyorum
--Neden,birilerine bir sey ögretmek kötülük mü,bak,yan yatarak sirtindaki yükün agirligindan kurtulmussun,benimle tanismasaydin hala yükleri korumaya devam edip esekligini bitirecektin.Hos,bir esegin ölmesiyle esek cinsinin kökü kazinmaz ya,olanlar sana olur,digerleri yasamaya devam ederler dostum
--Insanlarin bilgileri arttikça paylasacaklari konulari çogaliyor ama paylasacak insan sayisi azaliyor.Ögrendikçe,ögrenim arttikça insan kalmaz etrafinda,ne vahim bir durum.Simdi,insanlarin "Ögrenmemek" konusunda neden bu kadar israrli olduklarini daha iyi anlayabiliyorum
--.Insanlarin bizi anlamalari için bizim gibi esek olmalari gerekiyor ama bizim onlari anlamamiz için insan olmamiz gerekmiyor
--.Mutlu olmak için insan mi yoksa esek mi olmak gerek, bir türlü karar veremedim.Sence insanla esek arasindaki en önemli fark nedir?
--Bu dünya için soruyorsan yaratilis farki diyebilirim ama öbür dünya içinse ,insanlar bir esegin ve de tüm esekligin hesabini verecekler,fakat bir esek bir insanin hesabini asla
--Öbür dünyayi anladim ama su yaratilis farkindan bir sey anladim desem yalan olur,gerçi senden bir sey daha ögrenmemeye karar vermistim ama yine de ögrenme meraki,esekçe bir merak iste
--Öyle deme sevgili dostum,senin cahil kalmana da benim yüregim dayanmiyor.Anlayacagin bir biçim bulmam gerek.
--Anlamaya çalisacagim

--Insanlar düsünüp kendi aralarinda mahkeme kuruyorlar,sonra da düsünenleri yargilayip hapse atiyorlar
--Allah,Allah,peki bu düsünce seklinin suç olup olmadigina kimler karar veriyor.Benim bu yokusta düsündüklerimi bir ögrenseler,çok sükür ki bizim böyle bir esek mahkememiz yok,aksi halde esekçe muhakemem yüzünden müebbet hapse mahkum olurdum
--Insanlar,birbirlerini yönetir,islerine karisir,birbirlerinin kiminle,nerede,ne yaptiklarini ögrenemeyince rahat uyku uyuyamazlar dostum
--Inanmiyorum,bilge olmasan,hani sana da saygim sonsuz olmasa,insanlari çok ama pek çok kiskandigini söyleyebilirdim
--Kiskanmak mi,esekler bu duyguyu bilmezler dostum,kiskanmak da insanlara mahsustur
--Su düsünce suçuna takili kaldi aklim.Madem ki insanlar düsüncenin iyisini,kötüsünü ayirt edebiliyorlar,düsünce sahibini hapse atmak yerine ,kötü düsünenin arkasindan gitmeyip meseleyi çözemezler mi,yani bir esegin bu kadar kolayca çözüm buldugu konuda insanlar aciz mi kalirlar
--Sevgili dostum,insanlar çok akillidirlar,egitmek zor,hapsetmek kolaydir.Daima kolayi seçerler.Yoksa kendi yüklerini sana tasitirlar miydi?
--.Bir de insanlara kendimizi nasil anlatsak diye düsünüyordum.Oysa ki esekligin felsefesini anlatmamiza gerek yokmus,onlar bizi zaten bizden iyi taniyorlarmis,asil bizim onlari tanimamiz gerekliymis
--Yaratilis Felsefesini kavramak zordur dostum,Yaratilmislarin en yücesi,insanlar bile hala yeteri kadar kavrayabilmis degiller,bir esegin idrak etmesi ve de bir cahile anlatmaya çalismasi,çok tehlikelidir
--Hiç degilse öbür tarafta bir üstünlügümüz olsun insanlardan,burada hep hor görüldük de.Ister misin öbür yasamda biz onlarin tahtina kurulalim
--Baskalarinin tahtina kurulmak gibi insanca bir düsünceye kaptirma kendini ,kendileri için istediklerini baskalari için de isteselerdi,ya da kendileri için istemediklerini baskalari için de istemeselerdi ,mutsuz olmazdi insanlar
-- Neden insanlarin yükünü tasiyoruz ki hala
--Yük tasimak esek isidir elbet,hem de insan yükünü tasimak,yüklerin en agiri,
--Neden insanlarin bir arada yasayamadiklarini,bir birlerine yardim etmekten kaçindiklarini simdi daha iyi anlayabiliyorum.Oysa biz insanlarin yüklerini dünya kuruldugu günden beri tasiyoruz.Anlayamadigim sey,yillarca yük altinda ezilip cahil kalan ben,sefa sürüp bilge olan da sen
--Sevgili dostum,bu kadar rahat bir hayat sürerek bilge oldumsa mirasyedi sahibimin esekligi sayesinde oldum.Fakir insanlar arasinda ne ögrenebilirsin ki faziletten baska .Akli gelistiren paradir.Esekligi gelistiren cehalet,erdemligi gelistiren sefalettir.
--Tüm yasamim boyunca ögrenmem gerekenleri su bir kaç saatte ögrendim bu yokusta,bana ögretecegin bir sey kaldigini sanmiyorum

--Bak dostum,simdi insanlar gibi bilgelik taslamaya basladin, bu dünyada ögrenilmesi gerekli bilgilerin kendi bildigin kadar oldugunu zannettiginden böyle konusuyorsun
--Hayir,hayir dostum.bu yokus beni bir kaç saatte senin kadar bilge yapti,hatta seni de geçtigimi övünerek söyleyebilirim,bir tahmin et bakalim hangi konuda
-- Bunu bilmeyecek ne var ki dostum,tabii ki ESEKLIK konusunda.

Megerse mesele; çok sey bilmekte oldugunu zannetmekteymis,az sey bildiginin bilincine varilinca mutsuzluk olmazmis...

Zehra Birsen YAMAK