İNSANLIK MI EŞEKLİK Mİ -V-

Hani,o malum yokustaki cahil esegimiz vardi ya,köylülerin kaderine terkettigi ,hemcinsi bilge tarafından bakılıp iyilestirilmeye çalisilan cahilimiz.Tek dostunun bilge oldugunu,daha dogrusu kendisine ancak dost olabilecek bir varligin kendi hemcinsinden oldugunun bilincine varincaya dek bosuna yasamis oldugunu düsünen cahilimiz.Bir gözü,bir kulagini Bilgenin gelisine ayirmis durumda,Bilgeyi bekler olmus.Nasilsa;yedirmek içirmek gibi insanca bir görevi yerine getirmek için kendisini arayip sormayacak miymis,iste bilgenin yolunu gözlerken...
Bilge de çika gelmis yine tepeden:
--Bugün nasilsin bakalim esek kardes,günden güne düzeliyorsun masallah demis.
--Evet,sayende sevgili dostum diye cevap vermis Cahil.Sen olmasaydin ben ne yapardim bu yokusta.Çok sükür ayaga kalkacak hale geldim ama gidecek bir yerim yok ki
--Evet haklisin,sahibime söylesem,"Asalak bir arkadasin ne isime yarayacak" diye kestirip atar teklifimi.En iyisi sana köy yolunun alt tarafinda genis yaprakli bir agaç altinda gölgelik arariz,simdilik havalar sicak,soguyunca da baska bir yer buluruz elbet.
--Sagol dostum.Sen karagün dostusun.Bu yokusta da aci, tatli hatiralarimiz yasiyor,buradan ayrilmak çok zor gelecek bana.
--Sik sik ziyaret ederiz bu yokusu o zaman,sohbetlerimizi burada baslatir,, burada devam ettiririz, hatta istersen burada bir okul kurariz
--Bir okul kurmak mi,bu dahiyane bir fikir
--Evet dostum, sohbetlerimizin bir plan dahilinde gelisip faydali bilgilere dönüsmesi ve bizim kusaktaki ve de bizden sonra gelecek esekler için bir ögreti olmasi açisindan okul kurmamiz daha uygun olur düsüncesindeyim.
--Evet dostum,çok iyi olur.Okulun ilk ögrencisi olmaktan mutluluk duyarim.Hem bakarsin köye yeni satin alinan esek de bir müddet sonra aramiza katilir,onun da akibeti yakindir elbet.
--Olabilir dostum,belki de o helak olduktan sonra degil de isin basindayken katilir aramiza.
--Ögrenci olarak mi gelir,ögretmen olarak mi acaba?
--Bunu zaman gösterecektir ama insanlarin eseklere karsi olan bu tutumundan ötürü uzun müddet dayanma gücü gösterebilecegini sanmiyorum.Gerek ögrenci, gerekse ögretmen olarak çok geçmeden aramiza katilacagi muhakkaktir.
--Ögrenci olursa bir diyecegim yok ama ögretmen olarak katilirsa okulumuz insanlarin okuluna benzemez mi?
--Ne gibi yani?
--Hani insanlar derler ya,"Benim çocugum çok ögretmen degistirmekten bocaladi,basarili olamadi"ögretmenlerim farkli olursa esekligimde bocalar miyim,farkli farkli eseklik yapar miyim diye düsünesim geldi de.
--Bu konuda hiç süphen olmasin,hiç bir endise yasama sevgili dostum,hem böyle bir evham da kaplamasin içini,ne ögretmenin degismekle esekligin degisir,ne de ögretmenini degistirmekle esekligini degistirebilirsin,ögrenip ögrenecegin tüm bilgiler sana ait olarak baki kalacaktir.Nasil ki insanlarin huylari terbiye olmuyor,insan gelip insan gidiyorlar,biz de esek gelip esek gideriz iste.
--Buna sevindim dostum,mademki insanlar insanliklarinin yozlasmasini istemiyorlar,biz esekler de kendi cinsimizi yozlasmaktan korumaliyiz,esek gelip esek gitmeliyiz,tipki insanlar gibi,neslimizin özelliklerini korumaya devam etmeliyiz.
--Evet dostum,devam etmeliyiz,insanlar her seyin egitimden geçtigini,egitimle mümkün olabilecegini vurguluyor ve savunuyorlar.Bizden daha üstün yaratiklar olduklarina göre bir bildikleri vardir elbet.Biz de onlardan ders alarak öyle yapalim,egitim,egitim,her isin basi egitim diyerek çikalim yola.
--Her okulun bir adi vardir,peki bizim okulumuzun ismi ne olacak,okulumuzun adini takip bundan sonra ögretmen ve ögrenci iliskisi çerçevesinde dostlugumuza,ögrenmeye ve de ögretmeye devam edelim diyorum dostum. Okulumuzun ismi "Yokus Okulu" olsun,demis Bilge Esek,"Okulun adini takmak da zaten ögretmene yakisir"Diye eklemis.
--Evet,görüyorum ki haklar ve külfetler ayirimi simdiden basladi.Ancak,okul bir yokus degil midir ya da yokus bir okul mudur?
--Her ikisi için de dogru denebilir.Okul bir yokustur,seneden seneye tirmanirsin,ancak yokus da bir okuldur.Her esegin bir yokusu oldugu gibi her insanin da bir yokusu vardir,daha önceleri ögrenmediklerini bu yokusta ögrenirler.Hani insanlar "Kafama ancak dank etti" derler ya iste bu "Dank Yokusu" da bir okuldur.

--Okulumuzun adi "Esekler Okulu" olsa nasil olur acaba? --Bu çok sakincali olur sevgili dostum,ögrenci sayisi ne kadar az olursa egitim de o derece basarili olur.Hem insanlar tüm eseklik yapanlarini kalkar da okulumuza gönderirlerse,ögretmen açigindan egitim yapamayiz vallahi. --Bunun da çözümü kolay,o zaman insanlardan yardim aliriz,mesela bizim köyün sakinlerinden talep gelse,hepsine bir kadro ayrilsa..
--O zaman da münhal kadro bulunmadigindan istihdam fazlasi ortaya çikar ki,zaten insanlar bir ögretmen enflasyonundan nasibini almamislardi,o da bizim sayemizde tamamlanmis olur.
--Ne kadar ileri görüslüsün sevgili dostum.Sanirim insanlarin senden alacagi çok ders var.
--Yok,öyle söyleme esek kardes,insanlar her konuda bizden akillidirlar,ancak aralarinda birlik saglayamadiklari için iyi bir sonuç ortaya koyamazlar."Birlikten kuvvet dogar" derler de birlik olduklari görülmemistir.Kendi aralarinda kisim kisim birlik olurlar ama bu ayri birlikler de hep birbirlerine karsi savas halindedirler.
--Demek ki salt akil ise yaramiyor,kullanmasini bilmeli.
--Insanlarin kurduklari okullar da bunlari saglamaya yetmiyor.Biz bu hatalari görüp onlarin düstükleri hatalara düsmemeye çalisalim.Okulumuzun yeri de bu yokus olsun.Böylece Yokus Okulu ismi hem zamana hem de mekana uygun düser.

--Peki Hocam,okulumuzun adi "Esekler Okulu" olmasin,"Yokus Okulu" olarak kalsin.Hangi dersleri okuyacagiz bu okulda?Tarih,cografya,matematik gibi insanlara özel derslerden mi?
--Biz esekler,insanlar gibi derslere isim vermeyecegiz,genelde felsefe olacak ama konuyu ögrenciler açacak,sorulari ögrenciler soracak,ögretmenlerimiz de cevap vereceklerdir. Ögrencinin aklini ne kurcalarsa o dersi gücümüzün yettigince ögretmeye çalisacagiz.Simdilik ögretmen de ögrenci de birer kisi ama pek yakinda katilimlarimzla mevcudumuz çogalacaktir.

--Önce okulda uyulmasi gereken kurallari yazip yokusa asalim hocam,sonra da Anayasa ve diger kanunlari çikaririz,uygun mu sizce?
--Buna ne gerek var sevgili ögrencim,kurallar; onlari çigneyeceklerin bulunmasi çokça olasi toplumlarda konulur,biz esekler için kurala gerek yok ki,insanlar kanunlari yapar,kurallari koyar,uyanlarina insan,uymayanlarina da,alfabede en önemli ve en vurgulu harfin "S" olduguna dikkat çekercesise "Essek" derler.Yani bizim cinsimiz için kural koymaya gerek yoktur.
--Insanlar bizi ne kadar yanlis tanimislar,kural ihlal eden bir hemcinsimin bulunduguna hiç tanik olmadim.
--Onlar da uyanlarina belki...Az da olsa her toplumun bulunur benzersiz davranis gösterenleri.
--Hocam,kanun yapmamiza gerek yoktur dediniz de,fena mi olurdu eseklerin de telif haklarinin bulunmasi.Mesela;benim gibi aniran bir esekten telif hakki istememin yanlislik neresinde?
--Bir yanlislik yok da,tesbiti zor sevgili ögrencim,bir esek senin gibi anirirken ufak bir ses degisikligi yapti mi davayi kazanman mümkün olamayacagi gibi,senin her anirisinda bu uslübun sana ait oldugunu önceden tesbit ettirmek zorunlulugun vardir,aksi takdirde bu bagirisin sana özel oldugunu nasil ispatlayabilirsin?Bunu yapman için de gücün olmasi gerekir.Hem biz eseklerin noteri de yoktur ses tesbiti yapacak.Biz insanlar kadar güçlü degiliz,birak seni begenen senin gibi anirsin.

--O halde,eser hirsizligi yapmak eyleminin adini;o eseri kendisi yapmadigi,emek sarfetmedigi halde,"Begendigini Almak" gibi yüce bir eylem olarak degistirmeliyiz.
--Evet dostum,ancak failine eylemini bu sayede itiraf ettirebiliriz.
Baskasinin eserini hirsizlik yoluyla elde eden insana karsi eser sahibi dava açip telif hakkini konu ettigi zaman,hirsiz;o eseri çalmadigini savunarak,neredeyse asileser sahibinin dava konusu eseri kendisinden aldigini iddia etmeye kalkacaktir.Oysa,eserin gerçek sahibi,hirsiza karsi bir Begeni Davasi açip,davalinin eseri çok begendigi için almaya layik gördügünü,asil kendisinin davaliya ücret ödemesi gerektigini iddia eder ve bunu yaparsa ancak fail o zaman bu "Begeni Eylemi"ni itiraf edecektir.Insanlarin da zamanla bu yolu deneyeceklerini umarim.

--Nasil böyle bir düsünce tarzi tasiyabiliyorsunuz Sevgili Hocam,hayretler içerisinde kaliyorum.Bu ne zekice bir çözüm tarzi.Insanlar bu tip bir egitimimiz oldugunu kesfederlerse çocuklarini kendi okullarindan alip bizim okula göndermeye kalkmazlar mi?Insanca çözüm tarzlarinin meselelerini halletmeye yeterli olmadigini görünce,esekçe çözüm tarzlarini denemek istemezler mi?

--Bu karar insanlara aittir.Ama,bir denerlerse;insanlarin bir esegi insan haline getirmede zorlanacaklarini,fakat bir esegin; çogu insani kendisine benzetmesinin hiç de sanildigi kadar zor olmayacagini anlayacaklardir.Bu okulda isleyecegimiz ve gelistirecegimiz derslerle, insan olsun,esek olsun,her iki cinsin de yasarken daha neler neler düsünmesi gerekecegini anlayacagiz.

--Bu okuldaki ögrencilerin not karnesi olacak mi?
--Hayir,olmayacak.Ögrencilere not verirsek derslerine çalismalarini zorlastiririz.Zor ise ögrenciyi biktirir.Ögrenci; okuluna ögrenmek gibi yüce duygular ve hevesler içerisinde gelmeli.

Not bir ödül ve de bilgi ölçen bir ölçek degildir.
--Ölçü nedir öyleyse?
--Anlayis ve kavrama ölçegi.Bu dogrultuda okuldan aldiklarindan hayata yansitabildikleridir.Iyi seyler yansitabiliyorsa,iyi not almis demektir,bunu rakam denilen sayilarla ifade etmenin bir anlami yoktur.
--Kötü seyler yansitiyorsa?
--O zaman dislanmali,yalniz birakilmali,fakat hapsedilmemelidir.Insanlar için de esekler için de en büyük ceza yalnizliktir.Yalniz bir cinsin kime zarari dokunabilir ki?Zarar denilen sey; baskasina yapilan bir eylemden çikan istenmeyen bir sonuç degil midir?Yalniz kalanin karsisinda bir baskasi olmayacagi için artik baskalarina yapilan bir eylemden,dogan bir zarardan bahsetmek mümkün olamayacaktir.?O ancak,bundan böyle kendisine zarar verme imkanina sahip olacaktir. Hapsetmek;yalniz birakmak demek olmadigi gibi,egitim de degildir.Kötü egilimli insan hapsedilerek egitilmez.Öyle olsaydi,hapishaneler en yüksek dereceli egitim kurumlari olurdu ve en büyük insanlar da en uzun müddet cezaya mahkum edilmis bulunanlar arasindan çikardi.Kötü insan,her seyden önce egitime ihtiyaci oldugu hususunda ikna edilebilmelidir.

--Peki Hocam,bu konuda insanlar nasil ikna edilebilirler,kötü insan egitilmek istemiyorsa,iyiler ona karsi nasil ikna edici olabilirler?
--Nasil mi?Insanlarin ikna yollarina hiç sahit olmadin mi?Ticari bir mal için o akil almaz reklamlarini ne için yapiyorlar saniyorsun? --O mali almalari konusunda insanlari ikna etmek için tabii.
--O halde;kötü bir insani,hiç bir suçu olmayan bir esege benzeterek "Sen kocaman bir eseksin" Deyip,hemen kötülügünün tescilini yapmak yerine,tipki ticari bir esyayi satmak hususundaki akil almaz ikna metodlari olan reklamlari kullanarak ona egitim gerekliligini asilayabilirler..
Iftira ise bir ikna yolu degildir,kötülük yayan insan da zaten esek oldugu konusunda ikna olmus degildir.Olsa olsa insanlar,kötülere karsi olan kizginliklarini,bu konuda hiç günahi olmayan bir cinsi kullanarak dile getirmis olurlar ki bu da onlarin düsünmeden yasadiklarinin bir delilidir.

--Oysa insanlara göre,düsünmeden yasamak eseklere mahsus bir yoldur,yani esekligin ta kendisidir,
--Evet,böylece,kizginligini esekleri kullanarak ifade eden bir insan da düsünmeden yasamis olur ki,bizim cinsimizce kendisi düsünmeye davet edilir.Düsünmüyorsa bizdendir,aramiza hos geldin diyerek karsilariz onu.Bizden olmak istemiyor ve düsündügünü iddia ediyorsa o zaman kizginliklarinda kendi sözlüklerini kullanmalari tavsiye edilecektir kendilerine.

--Bu demek oluyor ki her iki cins de meselelerini kendi cinsleri içerisinde halletmelidir.
--Evet,bu günkü dersimiz bitmiştir.Yarın başka bir derste görüşeceğimizi umarım.

Meğerse mesele;eğitimdeymiş.
Her iki cins de birbirlerinin haklarına saygılı ve birbirlerine olan görevlerini yerine getirmede kusurları bulunmadığı sürece mutsuzluk olmazmış.
Yani,insanlar insanlığını,eşekler de eşekliğini bilmeliymişler.

Zehra Birsen YAMAK